8 Eylül 2015 Salı

Happy birthday, dear.

Bir bakmışım, sana seni anlatmak için kolları sıvamışım.

Nasıl da büyüdün! 21 seneden bahsetmiyorum. şu son 3 yılda... Ne kadar da çok büyüdün. Okula başladığın ilk sene, geceleri  korkulu mesajlarla dönerdin bana. Orada tek başına ne yapıyordun? Bilmiyordun. Kalabalık yurt odalarında duyabildiğin tek ses kendi sesindi. Ondan da bir türlü emin olamıyordun. Dinlesen mi? Sustursan mı? Umursamasan mı? Yakın geçmişten kalan hayaller fısıldıyorlardı sana. Keşkeler ve daha nicesi. Ben buralardaydım ama buradayım dediğim yerle aranda 450 kilometre mesafe vardı. Senin için daha fazlasını yapmak istediğimde ama yapamadığımda hep "seni" daha fazlasını yapmaya zorluyordum. Kendin için.  Fısıltıları az buçuk tahmin ediyordum.

Sonraki sene arayışa girmiştin. Değişik şeyler deniyor, belki de hiç yapmayacağım dediklerini birer birer yapıyordun. Sana getirdiklerinden daha çoklarını götürüyorlardı belki ama ne yapalım. Büyüyordun. Sancılı dönemlerin de oldu. Mutluluktan ayaklarının göğe değdiği dönemlerin de. En azından yaptıklarının sorumluluğunu kendi üstüne almıştın. Omuzlarında başkalarını taşımıyordun. Bu arayış ufkunu açmıştı, özgürleşmiştin. Etrafına baktığında neler görüyordun neler. Hep daha fazlası vardı, bunu öğrenmiştin. 

Ve bu sene, bir anda, oldun. Kabullendiklerin, belki de kabullenmek zorunda kaldıkların artık senin bir parçandı. Onları kucaklamıştın ve kendi renklerini katmıştın. Bu harika birleşim sadece sana değil etrafındakilere de mutluluk getirmişti. Ayakların göğe değdiği kadar yere de basıyordu artık. İçindeki çocuğu öldürmeden yetişkinliğe adım atabilmiştin. Bu dinginlik yüzüne bile yansımıştı. Gözlerin daha canlıydı artık. Sakin bir gülümsemeyle bakıyordun etrafa ve kahkahan hala çocuk bahçelerini hatırlatıyordu. Herkes büyüyordu ama sen daha da güzel büyüyordun!

Şimdi bu eski dostun merak ediyor. Bu yeni yaşta neler gelip geçecek bir kuşun kanat çırpışı kadar olan ömründen? Dönüştüğün bu insan kimlerin hayatına girecek ve kimlerin hayatından çıkacak? Neye tutuklu kalacaksın? Neye özlem duyacaksın? Önemli olan aşık olman değil de... Aşkı nasıl tanımlayacaksın? Bu eski dostun merak ediyor. 
Benimle daha ne kadar eskiyecek, daha ne kadar bir gülümsemeyi paylaşacaksın?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder